Kızılötesi (Infrared)
: Günümüz teknolojisinde çok
yaygın değildir. Data transferinin
olması için iki modülün birbirini
görmesi gerekmektedir ve iletişim
mesafesi, wifi ve Bluetooth e gore çok
kısadır. Radyo frekanslarıyla
çalışmazlar, ışık darbeleriyle çalışır.
Bluetooth 1.0 :
Bluetooth, kablosuz kısa-mesafeli, ses
ve veri haberleşmesini sağlamak için
oluşturulmuş ve standard çalışmaları
hala devam eden bir sisteme verilen
addır. Bugün pek çok insanın kullandığı
televizyonların uzaktan kumandası,
aslında Bluetooth’un atası sayılabilir.
Ancak aradaki en büyük fark, şu an
kullanılmakta olan uzaktan kumandalar
(TV vb.), IrDA (infra Red Data
Association), kızıl ötesi ışık ile veri
iletişimini sağlamaktadır. Bluetooth’da
ise 2.4 GHz’de radyo dalgaları
kullanılmaktadır, dolayısıyla IrDA gibi
doğrudan görüş hattı gerektirmemenin
üstünlüğünü sunmaktadır. İki cihazın
birbirini görmesi gerekmez. Piyasada
10-30-100 metre mesafeli cihazlar
vardır.
Bluetooth 2.0 EDR :
Yeni nesil olan bu bluetooth %50 daha az
enerji harcamakta, 3 kat daha hızlı
olmaktadır. 1 Mb bir dosya 12 saniye
yerine 4 saniye gibi kısa bir sürede
transfer olabilmektedir.
Wireless (Wi-Fi) : wi-fi;Wireless
fidelity kelimelerinin ilk iki harfinin
kullanılarak ortaya çıkartılmış bir
kısaltma wi-fi. Basitçe kablosuz network
demek, ama dahası da var tabi.
İnternete herhangi bir kablolu
bağlantınız olmadan otel odasında
yataktan, odanızdaki koltuktan, seminer
salonunda bulunduğunuz yerden kablosuz
internete erişmenizi sağlıyor.
Wi-Fi, 2002 senesinde sahnelere çıkan,
ve günümüzde de genellikle fast food
restorantlarda ve hava alanlarında
kullanılan, yüksek hızda İnternet
bağlantısı sunan kablosuz teknoloji.
Wi-Fi niteliğine sahip bilgisayar
parçalarıyla bu tür bir network kurmak
ve kullanmak mümkün. Evde işyerinde,
okul kampuslerinde, havaalanlarında
kafeteryalarda, ve diğer halka açık
alanlarda kullanılabilecek bir sistem.
Wi-Fi IEEE 802.11g,802.11b yada 802.11a
diye bilinen telsiz teknolojilerini
kullanıyor. Bu firekansları kullanmak
için herhangi bir lisans alınması da
gerekmiyor. Hele bazı cihazlar her 3
standardı da destekliyorlar (a/b/g)
IEEE 802.11b
802.11b standardı, 2.4GHz ISM bandında
gerçekleşen işlemler için tanımlanmış
bir standarttır. DSSS modülasyonu
kullanan RF kanalları sayesinde yüksek
hızlarda daha uzak noktalara veri
iletimine olanak sağlar. Bu standart
IEEE'nin 802.11 orjinal standardından 5
kat daha fazla veri hızına ulaşarak
saniyede 11 Mbit verinin iletilmesini
mümkün kılar.
802.11b genellikle ofis ortamları,
hastaneler, depolar ve fabrikalar gibi
ortamlarda kullanılmaya oldukça
uygundur. Özellikle konferans salonları,
çalışma alanları ve kablo çekmenin
tehlikeli olduğu noktalarda ağ
bağlantısı sağlanması için uygun bir
teknolojidir. Kısaca 802.11b, WLAN'lar
mobilitenin gerekli olduğu ve orta hızlı
ağ bağlantılarına ihtiyaç duyulan
alanlarda kullanılır. 801.11
standartlarının diğer önemli özelliği de
açık standart olmalarıdır.
IEEE 802.11gg 802.11g
standardı temel olarak 802.11b
standardının bir uzantısıdır. Bu
standart ile birlikte veri iletim hızı 2
kat artarak saniyede 22Mbit'e
ulaşmaktadır. Böylelikle video
uygulamaları da dahil olmak üzere, bir
çok multimedya uygulaması
desteklenebilir hale gelmektedir. Bu
standardın 802.11b ile uyum konusunda
belli noktalarda yetersiz kalmasından
dolayı henüz çok fazla uygulaması ve
destekleyen ürünler görülmemektedir. Bu
standardın kullanıma girmesiyle birlikte
erişim noktalarında ve alıcılarda belli
fiziksel değişikliklerin
gerçekleştirilmesi gerekecektir.
IEEE 802.11a
802.11a standardı, 802.11b standardının
hızlı ethernet karşılığıdır. Bu
standartla birlikte veri iletim hızı
802.11b'ye göre 5 kat daha arttırılarak
saniyede 54Mbit'e çıkarılmaktadır.
802.11b'ye benzer olarak bu standardın
kullanım bulacağı alanlar, yüksek veri
hızlarını gerektiren verilerin ve
içeriğin iletilmesi gereken durumlardır.
Her ne kadar 802.11a'nın hizmet
kalitesine yönelik özellikleri henüz
belirlenmemiş olsada, sağladığı çok
yüksek veri hızı doğru alanlarda
kullanıldığında belli sonuçlar
verebilir. Bu teknolojinin
kullanılmasından en fazla
yararlanabilecek üç kilit uygulama;
erişim noktaları arasındaki kablosuz
omurgalar, yüksek veri iletim hızına
ihtiyaç duyankurumsal kullanıcılar ve
video dağılım sistemleridir. 802.11a'da
yüksek frekanslar (5GHz)
kullanılmasından dolayı kayıplar
artmakta ve 802.11b'ye göre aynı
mesafeye erişebilmek için daha fazla güç
gerekmektedir.
WiMax : Wi-Fi, 2002
senesinde sahnelere çıkan, ve günümüzde
de genellikle fast food restorantlarda
ve hava alanlarında kullanılan, yüksek
hızda İnternet bağlantısı sunan kablosuz
teknoloji. WiMax ise aynı şeyi, yani
kablosuz yüksek hızda İnternet
bağlantısını maksimum 35 millik bir alan
içerisinde sağlayabiliyor. Yani 55 km
bir alanda kablosus olarak ağ ve
internet bağlantısı sağlanabiliyor. |
|
|
|
|